|
Kocamı Aldatmak Aklımın Ucundan Geçmezdi! (4) (Nesrin 37 Y., İstanbul)
Nazmi salona geçmiş, çok geniş bir koltukta sırtüstü
çırılçıplak yatıyordu. Ben halen mutfakta dolapları
karıştırıyordum, belki bisküvi falan bulurum diye. Nazmi
seslendi, "Gel aşkım, yanıma gel. Birazdan kebaplar gelir!"
dedi. Sesi hem yumuşak hemde içimi okşuyordu. Kıvırta
kıvırta yanına gidip, kendisine sokuldum. Memelerimi vücuduna
yapıştırdım. Bir bacağımı
bacaklarının arasına soktum. Bacağı
bacaklarımın arasında olduğu için kılların
sürtünmesi hoşuma gidiyordu. Sonra başımı göğsüne
yasladım ve "Aşkım, amımı gerçekten beğendin mi? Sence
amım nasıl? Gerçekten zevk aldın mı amımdan?" diye sordum.
Nazmi tebessüm ederek, "İnan bana, her erkeğe zevk verecek bir
amın var aşkım. Üstelik zevk vermesini ve zevk
almasını biliyorsun. Anlattığına bakılırsa
kocanın siki parmak kalınlığında birşeymiş,
öyle olunca da amının geniş olduğunu sanıyorsun. Bana
göre çok dar amın var. Üstüne üstlük hem sulu hemde çok sıcak!"
dediğinde, sevinçle dudaklarından öpmüştüm.
O güne kadar kocamla bile konuşmadığım şeyleri Nazmi ile konuşurken oldukça
rahattım. Sonra aklıma bir soru daha takılmıştı,
"Özür dilerim aşkım, bir şeyi daha öğrenmek istiyorum..."
dedim. "Seni dinliyorum canım?" dedi. "Her kadın senin gibi biriyle
evlenmek ister. Neden evlenmedin? Birde, etrafta bu kadar güzel ve genç kızlar
varken neden benimle ilgilendin?" dedim. Nazmi, "Evlenmedim, çünkü evlenmek
beni korkutuyor. Evlenince eşimi aldatmaktan çekiniyorum. Yani ben tek
kadınla yapamam. Diğer konuya gelince, benim evli kadınlara
karşı zaafım var. Üstelik senin gibi türban takıp
kapalı giyinenlere dayanamıyorum. Kapalı kadınların
bir çoğu cinsel yönden tatminsizlik çekiyor. Onları ayarlama işi
daha sorunsuz ve daha da kolay oluyor!" dedi. "Pekiii, kocaları duyar diye
hiç mi korkmuyor musun?" dedim. "Evli ve özellikle türbanlı kadınlar
daha kurnaz oluyor. Dışarda kapalı ve örtülü oldukları için kocaları kendilerini
aldatmayacağını sanıyorlar. Ama onlar şeytana papucu
ters giydiriyorlar!" dedi. "Ama aşkıııım!"
dediğimde, "Yanlış anlama, bu sadece bir genelleme!" dedi.
Dudaklarımdan öperek, "Sen harika birisin, bunun seninle alakası yok!" dedi.
Ne demek istediğini anlamıştım, ama bunun önemi yoktu. Çünkü ben de isteyerek onun koynuna
girmiştim. Doğrusunu isterseniz adam bir kadına nasıl
davranacağını ve sikmesini çok iyi biliyordu. Üstelik kocaman
yarrağınının yanısıra, fiziksel olarak da çok
güçlüydü. Anlattıklarına bakılırsa benim gibi türbanlı
kapalı birçok kadın sikmişti. Bu beni pek te ilgilendirmiyordu.
Önemli olan şu an benimle olmasıydı. Bütün bunları konuşmak
amımın sulanmasına neden olmuştu. Ayrıca o
anlatırken, ben yarrağıyla (Yarrağı diyorum çünkü
okuduğum hikayelerde bu kelime daha çok kullanılıyor)
oynuyordum. Onun da hoşuna gitmiş olacak ki, yarağı avucumda iyice sertleşmişti...
Başımı göğsünden aşağıya doğru kaydırdım. Yarağının
kocaman mantar gibi kafası gözlerimin içine bakıyordu. Küçük küçük
öpmeye, ardından dilimle etrafını yalamaya başladım. Sonra
kafasının yarısını dudaklarımın arasına
aldım. Öyle sıcak ve yumuşaktı ki, bunu kelimelerle
anlatamam. Elimle gövdesini sıvazlarken, kocaman kafasını da
ağzıma almış somuruyordum. Bu hareketim Nazmi'nin çok
hoşuna gidiyordu, gözlerini kapamış, ne dediğini
anlamadığım birşeyler mırıldanıyordu. Nazmi koltuktan
doğrularak, "Beraber yapalım!" dedi ve sırtüstü olduğu
halde benim başım onun bacaklarına doğru, onun
başı benim bacaklarıma doğru olacak şekilde vücudumu
çevirdi. 69 olmuştuk. "Ohhhh!" diye mırıldanıp
amımı yalamaya başlamıştı bile. Şişmiş
olan klitorisimi dudaklarının arasına
sıkıştırıp ezerken, zaman zamanda diliyle
yalıyordu. Onun bu yaptığı beni daha da
azdırırken, ben de onun yarrağını hızla
ağzıma sokup sokup çıkarıyordum. Her an
boşalabilirdim. Nazmi bunu anlamış olacak ki, geri çekilerek domalmamı söyledi...
Bir an irkildim. Kocam ne zaman domal dediyse götümden sikmişti. İtiraz bile etmedim, dediğini
yapıp domaldım. Avucuna tükürüp önce yarrağın ucuna,
sonrada amımın ağız kısmına sürdüğünde
rahatlamıştım. Yarrağının kafasını
amımın dudakların arasına birkaç kez sürttükten sonra, amımın
deliğine ayarladı. Belimden tutup kendine doğru çektiğinde
yavaş yavaş içime doğru girmeye başladı. Zorlanmaya
başlamıştım ki, elimde olmadan böğürdüm. Dibine kadar
soktuğunda ise amımdaki boşluk tamamen dolmuştu. Amımın
dudakları gerilmiş, yarrağını sımsıkı
sarmıştı. Zorlanmama rağmen içimin kayganlığı
beni rahatlatıyordu. Biraz bekledikten sonra yarağını ileri
geri hareket ettirmeye başladı. İleri sokunca, "Ahhh!", geri
çekince de, "Ohhhh!" diye bağırıyordum. İnanın
dayanılır gibi değildi, ama büyük zevk alıyordum...
Az sonra öyle hızlanmıştı ki, "Ahhhh! Ohhhh! Çok güzeeel! Harikasın
aşkımmm! Ahhh yavaşşşşş! Sert sokma
aşkım, karnımı deleceksin!" diye inliyordum. O anda kocam bile
gelse umrumda değildi, beni bu sikişten kimse alıkoyamazdı.
Nazmi de hırlamaya ve argo argo konuşmaya
başlamıştı. "Demek kocanın siki küçük haaa! Al
bakalım orospu büyük yarrağı! Seni öyle sikeceğim ki,
amın yarrağa doyacak, parçalayacam amını!" demesi beni
biraz endişelendirmişti, fakat argo sözleri beni daha da tahrik
ediyordu. Ben de ona uydum ve "Kocamın sikemediği amımı
parçala, darmadağın et! Sik beni, doyur amımı, doyuuurrr! Ahhh!
Ohhhh! Haarikaaa!" diye bağırıyordum. Yaklaşık 10
dakikadır bu şekilde sikişmeye devam ediyorduk. Nazmi'nin
boşalmaya, benim de bu pozisyondan ayrılmaya niyetim yoktu. Adam gibi
sikilmek dedikleri bu olmalıydı. Bu yaşadıklarımı
bir gün önce hayal bile edemezdim. Gerçek sikilmek böyle bir şeymiş...
Nazmi kadar ben de terden su olmuştum. Bir ara yarrağını amımdan
çıkardığında amımdan havayla karışık (Zooorrrtttt)
diye bir ses geldi. Sanki çocuk doğurmuştum. Bacaklarımın
arası rahatlamış gibiydi. Beni koltuğun kenarına
yatırıp, bacaklarımı omuzuna aldı ve tekrar amıma
soktu, belimden tutup sikmeye başladı. Sikerken gözlerinin içine
bakıyordum. Amım öyle sulanmıştı ki, (Zart, zurt) sesleri
odada yankılanıyordu. Ahlar ohlar arasında inlerken birden
beynim uyuşmaya, vücudum titremeye, kasıklarım
sıkışmaya başladı. Büyük bir zevk kasırgası
bedenimi sarıyordu. Nefesim kesilmeye, nabzım hızlı
hızlı atmaya başlamıştı. "Hızlı! Daha
hızlııı! Devam et! Devam et lütfen! Ahhh! Ohhh!"
bu kelimeleri sayısızca tekrarlamıştım. Üçüncü kez
boşalıyordum. Bu benim için bir rekordu. Ve çok büyük zevk almıştım...
Ben boşalırken, Nazmi dahada hızlanmış, yarrağı amımı
yırtacak gibiydi. Sürtünmeden amımın ağız kısmı
yanıyordu. Nazmi'nin ise boşalmaya niyeti yoktu. Boşalmamın
üzerinden birkaç dakika geçmişti ki, amımın içi sanki kurumaya
başlamıştı. Böyle olunca da acımaya başladı.
"Aşkım! Boşal artık acımaya başladı!" dedim.
Nazmi beni duymuyordu bile. O sikti ben bağırdım. O sikti ben
bağırdım. Bir ara amımın
yırtıldığını düşünmeye
başlamıştım. Öylesine acıyordu ki ağlamaya
başladım. "Lütfen Nazmiiii, çok acıyooorr! Lüütfeennn!" diye
yalvarırken, boşalmasını ve içimden
çıkmasını istiyordum. Nitekim benim boşalmamdan tam 20
dakika sonra böğürerek boşalmaya başladı. Hem sikiyor hem
boşalıyordu. Kuruyan amıma dölleri bile ilaç
olmamıştı, aksine sıcak dölleri hırpalanan yerlerimi
yakıyordu. Sonra yavaşladı ve içimden çıktı. Koltuğa bıraktı beni.
Ağladığımı görünce, "Özür dilerim aşkım, bir daha olmayacak!" dedi. Başımı koynuna getirerek teselli etmeye çalışırken, kapı zili
çalmasıyla toparlandık. Kebapçı gelmişti. Nazmi üzerine birşeyler
giyindikten sonra kapıyı yarım açıp, çocuğa para
verip, "Üstü kalsın!" diyerek siparişleri aldı, kapıyı
kilitledi tekrar. Yanıma gelip, "Kalk aşkım, duş al da soğumadan
yiyelim!" dedi. Hiç konuşmadan dediğini yapıp duş aldım
çıktım. Sonra kendisi de duş aldı geldi. Üzgün
olduğumu görünce, "Özür diledim ya aşkım. Kendimi tutamadım
işte..." diye teselli ederken, ben siparişleri hazırlamak için mutfağa
gittim. Doğrusunu isterseniz öyle acıkmıştım ki, o
anda amımın acısını bile unutmuştum. Amım
öyle tahriş olmuştu ki, birkaç gün kolay kolay sikiş yapamazdım herhalde.
Kebaplarımızı yerken hiç konuşmamıştık. Öyle
acıkmıştım ki, büyük lokmalarla karnımı doyurmaya
çalışıyordum. Büyük bir kutu ayranla birlikte kebabı 5
dakika içinde bitirmiştim. Karnımın doyması beni mutlu
etmişti ve amımdaki sızlamalar biraz dinmiş gibiydi. Başımı
bacaklarımın arasına eğerek amıma baktım, korkunç
hali vardı. Amımın ağız kısmı
morarmış ve sanki şişmişti. Perişan haldeydi. Daha
önce pembe olan deliğim morarmış haldeydi. "Aşkım
şunun haline bak! Mahvettin amımı!" diye sitem ettiğimde,
özür dileyerek beni teselli etmeye çalışmıştı. Ona kızmaya
hakkım yoktu, onun o kocaman yarrağını ben istemiştim.
Zaman o kadar hızlı akıyordu ki, saat 13:00 olmuştu. Nazmi, "Aşkım, istersen biraz uzanıp dinlenelim, ikimizin de buna ihtiyacı var." dedi. Sonra kollarını belime ve bacaklarıma sararak kucağına aldı, beni yatak odasına taşıyıp, yatağa bıraktı. Bu hareketi çok hoşuma gitmişti. Böyle bir taşımayı kocamdan
görmemiştim. Göğsüne yaslanarak dinlenmeye çekilmiştik. Yaklaşık 1 saat uyumuşum. Uyandığımda nazmi halen uyuyordu. Onu dürterek, "Kalk aşkım, saat ikiye geliyor. Çocuklar gelmeden çıkmalıyım!" dedim. Nazmi ise, "Günaydın aşkım, iyi dinlenebildin mi?" dedi. Evet anlamında başımı salladım. Sırtüstü döndüğünde göbeğine vuran yarrağı (şlap) diye ses çıkarmıştı...
Yarrağı kalkmış, heykel gibi duruyordu. Hayretle, "Aşkım onun hali ne öyle?" demişim. "Ne olacak aşkım, seni istiyor!" dedi. "İnanmıyorum sana yaa... Yine mi? Üstelik sen de biliyorsun ki, amımın içi tahriş olmuş durumda, acısına dayanamam!" dedim. O da, "Bak aşkım, çorbayı içtik, ana yemeği de yedik, şimdi de tatlı yeme zamanı!" dedi. "Tatlı derken ne demek istiyorsun, anlamadım?" dedim. Ne demek istediğini gerçekten de anlamamıştım. Bana sarılarak, "Yerim ben seni yavrummm! Tatlının ne olduğunu öğreteceğim sana!" dedi. Yavaş yavaş öpmeye ve okşamaya başlamıştı...
[Nesrin]
Kocamı Aldatmak Aklımın Ucundan Geçmezdi!
Tüm Bölümleri
|