|
Kocamı Aldatmak Aklımın Ucundan Geçmezdi! (9) (Nesrin 37 Y., İstanbul)
Yaşadığımız o Lezbiyenimsi olaydan sonra, Bahar birkaç
gün görünmemişti. Galiba utandığından olsa gerek diye
düşünmüştüm. Cumartesi günü çocuklarla alışveriş için
bir giyim mağazasına gitmiştik. Reyondaki gömlekleri incelerken
tanıdık bir sesin, "Yardımcı olabilir miyim hanımefendi?"
demesiyle başımı o yöne çevirdim. Gözlerime
inanamamıştım, Bahar karşımda duruyordu. Özlemle
sağlı sollu öpüşüp kucaklaştıktan sonra, Bahar'a, "Kız,
nerelerdesin sen? Neden uğramıyorsun?" dedim. Bahar, 4 gündür burada işe
başladığını, neden çalışmak zorunda
olduğunu anlatırken, daha fazla üzerine gitmedim. Onun da
yardımıyla birkaç parça giysi aldık. İşimiz
bittiğinde, "Akşam gel de laflarız!" dedim. Bahar (Tamam!)
anlamında başını salladı.
Vedalaşıp çocuklarla eve döndük.
İşlerimi bitirmiş balkondan sokağa bakarken, Bahar'ın
geldiğini görmek istiyordum. Bahar akşam saat 20:00 gibi göründüğünde,
içimi değişik bir heyecan sarmıştı. Balkondan,
"Bahaar! Bahaar!" diye seslendim. Bahar el sallayıp, "Tamam geliyorum!" dedi. Az
sonra zile bastı, kapıyı açıp içeri buyur ettim. Herzamanki
gibi mutfağa geçtik. Bahar'a, "Kızzz! Çok güzel görünüyorsun!" dedim.
"Teşekkür ederim abla!" dedi. Gerçekten de çok güzel görünüyordu. Dışardan
gören ve evli olduğunu bilmeyen yabancı biri, Bahar'ı kız
zannederdi. Topuklarına kadar uzanan siyah bir etek, üzerine beyaz gömlek.
Siyah beyaz türbanıyla tam bir bütünlük sağlamıştı. En
azından bana öyle geliyordu. Oturduktan sonra bir müddet birbirimize
baktık. Birkaç gün önce yaşadıklarımız film
şeridi gibi gözlerimin önünden akıp gitti. Bahar'a, "Eee anlat... Ne
var, ne yok kız?" diye sorunca, Bahar karşı bir soruyla, "Beni
boş ver abla! Asıl sende ne var, ne yok?" dedi. Belli ki öğrenmek
istediği şeyler vardı.
Sonra ağzındaki
baklayı çıkardı ve "Nazmi ile bu hafta
buluşacak mısın?" diye sordu. Ben de, "Bilmiyorum ki, eğer
buluşmak isterse bir gün önceden beni arar, müsait olup
olmadığımı sorar, müsaitsem buluşmaya karar
veriririz." dedim. Bahar, "Hımmmm, demek öyle... Peki onu seviyor musun?"
diye sordu. "Bak Bahar, biliyorsun ki ben evliyim, Nazmi'yi sevip sevmemem
önemli değil, önemli olan onunla yataktayken yaşadığım
zevkler. Onunla sevişirken, inan bana, zevkten
çıldırıyorum, boşaldıkça boşalıyorum,
amım götüm bayram ediyor. Nazmi yatakta çok azgın bir erkek!" dedim.
Kısa bir sessizliğin ardından Bahar'a şakayla
karışık, "Ne dersin kız, bu hafta seni de götüreyim
mi? O küçük amın bayram etsin! Ha?" dediğimde, ikimiz de
gülmüştük. Bahar, "Manyaksın sen abla yaaa!" dedi.
Ben yine şakayla
karışık devam ettim, "Kız varya, seni de sikse, asla vaz
geçemezsin!" dedim. Bahar, "Abla manyak mısın? Şeyi
çok büyük diyorsun, ben nasıl alırım okadar büyüğü?" diye karşı
çıkar gibi olsa da, ben ikna etmeye çalışıyordum, "Ben de
Nazmi ile ilk buluşmamdan önce senin gibi düşünüyordum. Onunla
yattıktan sonra korkularımı yendim. Dikkatli olduktan sonra
korkmana gerek yok!" dedim. Baharın nefes alışverişi
sıklaşmıştı, nefes alırken göğüsleri
yerinden fırlayacak gibiydi. Diliyle dudaklarını
ıslatıyor, alt dudağını ısırıyordu. Tam
o esnada kapının zili çaldı, toparlanıp ayağa
kalktık. Dışardan gelen seslerlerden çocukların
geldiği belli oluyordu. Kapıyı açtığımda benim
büyük oğlan, "Acıktık anne, bize yemek!" dedi. Bahar da gitmek
için terliklerini ayağına taktı. Bahar kapıdan çıkarken
büyük oğlan, "Bahar teyze, biz eve gelince sen hep gidiyorsun!"
dediğinde gülüşmüştük. Bahar, "Siz geldiğiniz için
değil yakışıklı, ben zaten kalkmak üzereydim. Hadi size
iyi akşamlaaar..." dedi. Aynı şekilde biz de, "İyi
akşamlaaaar..." diyerek onu uğurladık.
Çalıştığı
için birkaç gün boyunca Bahar'la görüşemedim. Bir öğlen üzeri
Nazmi aradı, "Aşkım nasılsın, ne yapıyorsun?"
dedi. Bir kadın olarak aranmak hoşuma gidiyordu. Sesini duymak
gerçekten güzeldi, "İyilik aşkım! Senden ne haber?" dedim.
Nazmi, "Ben de iyiyim! Özledim seni!" dedi. 'Özledim' kelimesi hoşuma
gidiyordu. Sonra bana, "Bu hafta buluşalım mı aşkım?" dedi.
Bu çok güzel bir haberdi. O an aklıma Bahar geldi, "Aşkım, ne
oldu biliyor musun?" dedim. "Söyle birtanem, ne oldu?" dedi. "O gün arabandan
inerken, komşulardan biri beni görmüş!" dedim. Nazmi panikleyerek,
"Yapma yaa! Gerçekten mi?" dedi. "Evet aşkım! Ama korkacak bir durum
yok!" dedim. "Eee... nasıl yani?" dedi. Biraz Bahar'dan bahsettim ve ağzının
sıkı olduğunu anlattım. Nazmi cevap vermeden beni
dinliyordu. Uzun süre dinledikten sonra, "Şimdi ne olacak peki?" dedi. "Bak
benim bir fikrim var..." dedim ve planımı anlatmaya
başladım.
Planımı anlattığımda,
Nazmi, "Peki Bahar kabul edecek mi?" dedi. Ben de, "Şimdilik çok istekli,
sanırım bu iş kolay olacak!" dedim. "Nasıl bir kadın
bu Bahar?" diye sordu. En ince ayrıntısına kadar, kim
olduğunu, nasıl biri olduğunu, güzelliğinden ve vücudundan
bahsettim. Bir müddet suskun kalan Nazmi, "Müthiş!" dedi. Ben de
gaz verir gibi, "Taze amcığı duyunca ağzının suyu
aktı değil mi? Bahar seni biliyor, ama
diğerlerinden haberi yok. Onun için yalnız sen olmalısın,
anladın mı?" dedim. "Anladım, anladım!" dedi, sonra da bana
söylemek istediği önemli bir konunun olduğunu söyledi. "Söyle
aşkım!" dedim. Nazmi, "İki iş adamı var, onlara senden
bahsettim. Senin türbanlı, kapalı bir kadın olduğunu
öğrendiklerinde bu işi mutlaka halletmemi söylediler. Ben de bu hafta
için onlara söz verdim. Şimdi ne diyeceğim onlara?" dediğinde, o
an içimin koyverdiğini hissettim...
Ama Bahar'ı siktirme isteği daha
baskın gelince, kendimi düşünmekten vaz geçtim ve "Onlara adet
olduğumu söylersin, olur biter! Tamam mı?" dedim. Nazmi, "Tamam
aşkım, sen bilirsin!" derken, belli ki o da Bahar'ı
düşünüyordu. Mutabık kalınca, Bahar hakkında biraz daha
detaylı bilgi verdim. "Göt deliği bile anlaşılmıyor,
ona göre!" derken kahkaha atmıştım. Nazmi, "Offf, şimdiden
yarrağım kalktı!" dediğinde ikimiz de gülüşmüştük.
Sonra, "Hop, hop! Taze amı duyunca hemen havalandın. Onu
siktiğin kadar beni de sikeceksin, tamam mı?" dedim. "Elbette
aşkım! Seni yarraksız bırakır mıyım hiç!"
dedi. Konuşulacakları konuştuktan sonra Pazartesi
akşamı araması kaydıyla vedalaştık.
Şimdi iş, Bahar'ı ikna edip
edemeyeceğime kalmıştı. Umarım herhangi bir aksilik
olmazdı. Bahar'ı görmem gerekiyordu. Alışveriş
bahanesiyle üzerimi giyindim ve çalıştığı
mağazaya gittim. Bahar beni karşısında görünce pek
sevinmişti. Sarılıp kucaklaştıktan sonra, "Tavuk! Hoş
geldin!" dedi. Kadınlar arasında birbirimize bazen (Tavuk) diye
hitap ederiz. "Hoş bulduk Tavuk! Birşeyler alacağım!" dedim.
Mağaza 3 katlıydı. Birinci kat yetişkinlere, ikinci kat
çocuklara, ücüncü kat ise iç giyim üzerine ayrılmıştı. Benim
işim üçüncü kattaydı, "İç çamaşırı almam
lazım!" dedim. Bahar başıyla onayladıktan sonra üçüncü kata
çıktık.
Tek tek incelemeye başladık. Gerçekten çok güzel iç
çamaşırları vardı. Bahar bana normal külotları gösterirken,
ben, "Kızım bunlar ihtiyar işi, bak şurda çok sexy
takımlar var, onlara bakalım!" dedim. Gösterdiklerim Tanga tipi iç
çamaşırlarıydı. Kimi şeffaf, kimi tüllü, kimi de
dantelliydi. Bahar, "Abla onlar benim şeyimi bile kapatmaz!" dediğinde
gülüşmüştük.
Sonuç olarak, altlı üstlü üç takım
aldım. Bunlardan ikisi Tanga tipi (takımlardan biri beyaz,
diğeri siyah), üçüncü takım ise Hipster, içi görünen ten renginde
şeffaf bir takımdı. Gerçekten çok sexy iç
çamaşırlarıydı. İçi gitmesine rağmen Bahar belli
etmemeye çalışıyordu. Bahar, "Abla bunlar çok
pahalı, ben pazardan aldığım külotları
giyiyorum, senin aldıklarına bak!" dedi. Ben de kendisine kaç numara
sütyen giydiğini sordum. Önce ne demek istediğimi
anlamamıştı, tekrarlayınca, "94, neden sordun ki?" dedi.
Acık mavi renkteki şeffaf takımı göstererek, "Bu
nasıl?" dedim. "Çok güzel!" dedi. Normal bir külodu vardı, ama çok
şeffaftı. Aynı renkte, bir de Tangalı takım seçtim ve "Şimdilik
bu kadar yeter!" dedim. Bahar, "Bence de! Kız Tavuk, bu kadar iç
çamaşırını ne yapacaksın?" dedi. "Boş ver!"
dedim. Sonra kasiyere doğru yürüdük. Parayı ödedim. Çıkarken
Bahar, "Abla bu kadar para verdin, kocana ne diyeceksin?" dedi. "Birşeyler
uydururum işte... Hee, akşam uğra da laflarız!" dedim. Bahar,
"Gelebilirsem gelirim!" deyince, "Mutlaka gel, konuşacaklarım var!"
dedim. Ne konuşmak istediğimi eminim çok merak ediyordu. Bu merakla
bana bakarken yanından ayrıldım.
Eve geldiğimde Nazmi'yi
aradım. "Aşkım, akşam saat 20:00 gibi nete girmeni
istiyorum!" dedim. Nazmi nedenini sormadan, "Tamam aşkım, girerim!"
dedi. Çocukları anneme gönderdiğim için müsait
sayılırdım, birtek kocamı halletmem lazımdı. Saat
18:00 gibi kocamı aradım, akşam komşu kadınlarla
oturacağımız için, şimdiden gelip yemeğini yeyip
gitmesini söyledim. Kocam 10 dakika içinde gelmişti. Yemeğini yedikten
sonra kocama, "Erken gelme, kadınlar geç saatlere kadar otururlar!" dedim.
Zaten kocam kahvehaneye takıldı mı, geceyarısından
önce gelmezdi. "Tamam!" deyip gitti.
Bahar'ın işten
çıkmasına bir satten fazla zaman vardı. Çay demlemek için
ocağa su koydum. Biraz etrafı toparladıktan sonra televizyon izlemeye başladım. Tam o
sırada kapı zili çaldı. Bu saatte gelen de kimdi acaba? İçimden (Hay
aksi şeytan!) diyerek kapıya yöneldim. Kapının dürbününden
baktığımda, Bahar'ı görünce rahatladım. Hemen
kapıyı açtım, "Kız erken çıkmışsın!
Hoş geldin!" diyerek içeri
buyur ettim. Bahar ayakkabılarını çıkardıktan sonra
mutfağa geçtik. "Senin yüzünden patrona yalan söyleyip erken
çıktım. Söyleyeceklerini merak ettim, hadi anlat!" dedi. "Patlama
kız! Biraz soluklan hele!" dedim. Bahar eve uğramadan direkt
bana geldiği için fazla zamanımız yoktu. "En iyisi, sen git evdeki işlerini
hallet gel, ozaman konuşuruz!" dedim. Neticede Bahar evli bir
kadındı, üstelik birde çocuğu vardı. Gerçi çocuğuna
kaynanası baktığı için sorun yoktu, ama yinede anne olmanın
sorumlulukları vardı. Bahar'a, "Haa, çocuklar annemde, kocamı da kahvehaneye
gönderdim, geç gelecek! Yani evde yalnız olacağız senle, gelirken
vaktini ona göre ayarla!" dedim.
Bahar heyecanla, "Tamam abla!" diyerek gitti.
Bahar gittikten sonra hemen bilgisayarı açtım. Nazmi netteydi ve sohbet etmeye başladık...
[Nesrin]
Kocamı Aldatmak Aklımın Ucundan Geçmezdi!
Tüm Bölümleri
|