|
Kocamı Aldatmak Aklımın Ucundan Geçmezdi! (11) (Nesrin 37 Y., İstanbul)
Ertesi gün Bahar'ı telefonla aradım, "Kız tavuk, ne var ne yok?
Napıyorsun?" diye sordum. Bahar, "İyi valla, ne olsun abla,
çalışıyorum işte. Faturaları ödedim, sonra da işe
geldim. Sayende büyük bir yükten kurtulduk. Sana nasıl teşekkür
edeceğimizi bilemiyoruz!" dedi. Ben de, "Arkadaşlar
arasında bunların lafı olmaz kız! Akşam neler oldu, asıl sen onu anlat!" dedim. Bahar anlatmaya
başladı. Verdiğim iç çamaşırları giydiğinde
kocası çok etkilenmiş, uzun süren sevişmenin ve sikişmenin ardından
kocası iki kez boşalmış. Bahar'a, "Peki sen
boşalmadın mı?" diye sordum. Bahar, "Elbette boşaldım,
hemde iki kez! Kocamla sikişirken kimi hayal ettim biliyor musun abla?" dedi.
Bunu bilmemek saflık olurdu, ama yine de, "Ben nerden bileyim kız!"
diyerek söylemesini istedim. "Kocamın altında sikilirken,
aklımda hep Nazmi vardı!" dedi.
Düşündüğüm şeyi söylemişti. Bunu itiraf etmesi hoşuma
gitmişti. Bahar'ın kocası zayıf ve çelimsiz biriydi, bana
göre çekici hiçbir yanı yoktu adamın. Bahar'ın ballandıra
ballandıra anlattığı cinsel yaşamlarının, aslında
hayal edipte yaşayamadığı bir fantazi olduğunu
düşünüyordum. Umarım bunu yakın bir zamanda
öğrenebilecektim. Yedi yıldır evliydiler, ama adam Bahar'ın
amını birkez bile yalamamıştı. Günah diyerek, ne oral,
ne de anal seks yapmışlardı. Bahar, Nazmi gibi güçlü biriyle
sikişmedikten sonra, gerçek zevki asla öğrenemeyecekti. Bahar'ın
o küçük amını Nazmi'ye siktirecektim, ama bunun için biraz daha
zamana ihtiyacım vardı. Daha sonra Bahar'a, izin konusunu halledip
etmediğini sordum. Ondan güzel bir haber bekliyordum, ama beklediğim
gibi konuşmuyordu, "Şeyy, ben, yanii... bilmem ki... bakarız!"
gibi kaçamak ve anlamsız laflar ediyordu telefonda.
Söylediklerinden birşey anlamıyordum.
Kendisine, "Bir sorun mu var kızım?" dedim. Bahar'ın bir süre sessiz
kaldıktan sonra kem küm etmesi, doğrusu canımı
sıkmıştı. Belli ki Bahar korkuyordu, korktuğu için
olsa gerek dengesiz ve tutarsız konuşuyordu. Zaten daha fazla üzerine
gitmenin de bir anlamı yoktu. İş çıkışı bana
gelmesini söyledikten sonra telefon konuşmasını
sonlandırdık. Aramızdaki bu konuşma beklentilerimi
köreltmiş gibiydi. Nazmi'yle buluşmama iki gün kalmasına
rağmen, Bahar'ın benimle gelip gelmeyeceği belli değildi. Oysa bu
hafta için Bahar'ı kendisine siktireceğime dair Nazmi'ye söz
vermiştim. Herhangi bir olumsuzluğa karşı, ne yapmam
gerektiğini bilemediğim bu iki günde, ne olursa olsun Bahar'ı
ikna etmeliydim.
Can sıkıntısından
akşamı beklerken zaman geçmek bilmemişti. Zaman zaman balkona
çıkıp dinlenirken, sokakta oynayan çocukların sesleri etrafta
yankılanıyordu. Batmak üzere olan güneşin
kızıllığı gökyüzüne yayılırken, Bahar
sokağa girmişti bile. Başında kırmızı
türbanı, altında uzun siyah eteğiyle çok sexy görünüyordu.
Dalgın ve düşünceli bir şekilde sağa sola bakmadan binaya
girdi. Oysa evde olup olmadığımı anlamak için mutlaka
oturduğum daireye, yani balkona doğru bakardı. Böyle
yapması hiç hoşuma gitmemişti. Balkondan içeri girdikten sonra TV'nin
karşısına geçtim. TV'de haberden başka bir şey
olmadığı için bilgisayarı açtım. Nazmi'den
öğrendiğim pørnø sitelerine girip, pørnøfilm izlemeye
başladım. Birkaç dakika sonra amım sulanmış, yarrak
istiyordu. Aklıma, kocamı arayıp eve çağırmak ve
kendimi siktirmek gelmişti, ama onun da 1-2 dakikalık enerjisi
vardı. Üstelik yarrağı da küçüktü.
Pørnødaki iri yarraklara bakarak tatmin olmaya
çalışırken, kapının zili çaldı. Saat erkendi, ama
kocam gelmiş olabilirdi. Korku ve telaşla bilgisayarı
kapatıp üzerimi düzelttim. Kocam bu tür şeylerden hoşlanmazdı,
pørnø izlediğimi bilse kafamı koparırdı. İşte bu
endişeyle kapıyı açtım. Ama gelen kocam değildi, Bahar
karşımdaydı. Şaşkınlıkla, "Hoş geldin
tavuk!" dedim. Bahar, "Hoş bulduk abla!" dedikten sonra içeri girdi.
Bir müddet oturduktan sonra konuya ilk giren Bahar oldu. "Şeyy... Sana söylemek istediğim bir şey var
abla!" dedi. "Dinliyorum?" dedim. Bahar, "Müge hanımla, izin konusunu
görüştüm..." dedi. Müge hanım dediği kişi işyeri
sahibiydi. Merakla, "Eee?" dedim. "Müge hanım da durumu bölüm şefine
bildirdi. Bölüm şefi de izin günümü Salı olarak değiştirdi
işte..." dedi. Bahar'ın yüzü pembeleşmiş bana
bakıyordu. Endişeli bir hali vardı, ama umrumda değildi.
Kafasındaki sorulardan kurtarmak için, "Bak işte, bu çok güzel bir
haber! İnan ki yapacaklarımızdan kimsenin haberi bile olmaz! Sadece
sen ve ben bileceğiz! Anlaştık mı?" dedim. Bahar yine de tedirgin
bir şekilde, "Yakalanmaktan çok korkuyorum abla!" diyordu. Onu rahatlatmak
için, "Benim korkmadığımı mı sanıyorsun? Ben bir
yıldır kocamı aldatıyorum, yakalandım mı? Hayır!
Bak Bahar, Nazmi ile yattıktan sonra kadınlığımı
öğrendim, istiyorum ki, bir kez bile olsa, sen de aynı duyguları
yaşa!" diyerek, Bahar'ı kandırmaya çalışıyordum.
Sonra da, "Eee, ne diyorsun? Salı günü gelecek misin benimle?" diye sordum.
Bahar bir müddet düşündükten sonra, "Tamam!"
dedi. Zor da olsa istediğim cevabı almıştım. Sevinçle
Bahar'ın boynuna sarıldım, "Seni seviyorum kıız! Yerim
ben seniii!" dedim. Dünden beri yaşadıklarım mutlu bir şekilde
bitmişti. Onun da tedirginliği gitmiş, yüzünde güller
açıyordu. Bahar'a, "Sen gelmeden önce pørnø film izliyordum, izlemek
ister misin kız?" diye sordum. Pørnø film duymuştu, ama daha önce
izlemediğini, nasıl bir şey olduğunu sordu.
Anlattıklarım karşısında ağzı açık
kalmıştı, "İzleyelim!" dedi. "Nasıl bir film izlemek
istersin?" dedim. "Farketmez..." dedi. Bilgisayarın karsına geçtik.
Pørnø sitelerine girdikten sonra, daha önce izlediğim filmin birini
tıkladım. Film, genç bir kızın okumak için şehre gitmesiyle
başından geçen olayları anlatıyordu. Bu filmi özellikle
seçmiştim. Filmdeki kız, Bahar'ı anımsatıyordu.
Kız, minyon tipli, ufak tefek biriydi.
Bahar hayatında ilk kez pørnø seyrederken,
filmde kocaman yarrağın kızın amında kaybolmasına
inanamıyordu. Ağzı açık izlerken, olduğu yerde
kıvranıyor, sonra bana doğru bakarak, "İnanmıyorum abla
yaaa..." diyordu. Bahar'ın hali amımın sulanmasına neden
olmuştu. Eminim o da benim gibiydi. O an aklıma ilginç bir şey
gelmişti, yerimden kalkıp mutfağa geçtim. Buzdolabını
açtığımda aradığım şeyi bulmuştum. Patlıcan.
Soğuk olduğu için biraz ısıtmam gerekiyordu. Şofben
açıktı, geniş bir kabın içine ılık su doldurdum.
Suyun içine patlıcanı koydum. Üzerine de ağır bir tabak
koyup yukarı çıkmasını engelledim. Bahar'ı merak
ediyordum, acaba ne yapıyor diye bakmaya salona geçtiğimde, harika
bir manzarayla karşılaştım. Eteğini
beline kadar sıyırmış olan Bahar, bir eliyle külotunu
tutarken, diğer eliyle de amını yoğuruyordu.
Bacaklarını sağa sola iyice açmış, amıyla oynarken
bana bakıyordu.
Önünde dizlerimin üzerine çömelip, Bahar'ın
bacaklarına dokundum. Süt gibi beyaz bacaklarını okşarken,
amından gelen koku, başımı döndürmeye yetmişti. Bacaklarını
öpüp koklamaya başladım. Ara sıra gözüm amına
takılırken, küçük am dudaklarının görüntüsü harikaydı.
Ağız kısmındaki bu ince diri dudaklar, amını
süslüyordu. Klitorisi, kalkmış çocuk çükü gibiydi. Amından akan
sular koltuğa sızıyordu.
Baharı belinden tutup
koltuğun kenarına çektim. Bacaklarını yukarı kaldırıp, göğsüne
doğru büktüğümde, amı kabak gibi ortaya
çıkmıştı. Harika bir görüntü vardı. Daha fazla
dayanamayıp amına yumulduğumda, "Oooohhhh!" diye inledi. Amını
öpüp kokladıktan sonra yalamaya başladım. Amını aşağıdan
yukarıya doğru yalarken, Bahar'ın inlemeleri artmaya
başlamıştı. Köpeklerin su içtiği gibi dilimi
kullanırken, parmaklarımı amına sokuyordum. Zevkten
çıldırmış olan Bahar boşalmaya
başlamıştı. "Oohh! Çok güzeeell! Devam et abla! Devam ettt!" diye
inlerken, göt deliğinin kasıldığını farkettim. Ahh'lar
Ohh'lar arasında, göt deliği kasılıp gevşiyordu.
Amından akan şehvet suları da, ağzımı sabun gibi
kayganlaştırmıştı. Amının suyunu
kalçalarına yaydım. Kalçalarını avuçlayıp okşarken,
parmağımı aniden götüne soktum.
Acıdığını söylemesine rağmen
parmağımı çekmedim. Parmağım götünde sıkışıp
kalmış gibiydi. Benim götümün sadece ağız kısmı
darken, Bahar'ın iç kısımları bile parmağımı
eziyordu. Fazla acıtmak istemediğimden daha sonra parmağımı
çektim. Ama eninde sonunda onun götünü de alıştırmam
gerekiyordu. Çünkü bu ilerde çok işime yarayacaktı.
Film devam ediyordu ve iki erkek,
kızı aralarına almışlar, biri amdan diğeri götten
sikiyordu. Bahar hayretini gizleyemeyip, "Kırk yıl düşünsem
böyle bir şey aklıma gelmez! İnanmıyorum yaa, karıya
bak abla, aynı anda hem amdan hem götten sikiliyor!" derken, ben de içimden, (Merak
etme, senin de öyle sikileceğin zaman gelecek!) diyordum.
Bahar Orgazm olup
rahatlamıştı, ama ben halen boşalmamıştım.
Ayağa kalkıp külotumu
çıkardım. Koltuğun üzerine çıkıp, "Şimdi
sıra sende kız, bakalım nasıl yalıyorsun!" diyerek, Bahar'ı
başından tutup, amımı yüzüne, dudaklarına
bastırdım. Bahar, "Immm! Immmmmm!" diye nefes almaya
çalışırken, kaçış olmadığını
anlamış olacak ki, acemi bir şekilde amımı yalamaya
başladı. Amımı yalayan bir kadın da olsa hoşuma
gidiyordu. Bir müddet amımı yalattıktan sonra, "Bir saniye bekle!"
diyerek kalktım. Ilık suyun içine koyduğum patlıcan
aklıma gelmişti. Patlıcanı elime aldığımda
sıcaklığı hoşuma gitmişti. Patlıcanın etrafını
zeytinyağı ile sıvazladım. Zeytinyağından götümün
deliğine de bolca sürdüm. Sonra elimde patlıcanla salona geçtim.
Elimdekini gören Bahar, "Ay inanmıyorum
yaa! O ne öyle abla?" diye kahkaha atınca, ben de, "Eee, napalım
kızım, gerçek yarrak olmayınca bununla idare edeceğiz!"
dedim. Bahar itiraz ettiyse de, bacaklarını açtım, "Bu
patlıcan önce senin amına, sonra da benim götüme girecek!" dedim.
Bahar'ın, "Ama bu çok kalın! Ben bunu alamam!" demesine
aldırış etmeden, amını yalamaya başladım.
Yalamalarım karşısında gevşerken, Bahar kendini bana
bıraktı. Bahar kıvama geliyordu. Kısa sürede amı
sulanmaya, ardından da inlemeye başladı. Baharın amını
yalamayı bırakıp karşısına geçtim, "Önce kendi
amıma sokacağım, seyret bak nasıl giriyor!" diyerek, zorlanmama
rağmen patlıcanı amıma soktum. Am dudaklarımı
germiş olan patlıcan, arada boğulacak gibiydi. Yavaş
yavaş ileri geri hareket ettirmeye başladım. Patlıcan tıpkı
zenci yarrağı gibi parlıyordu. Bahar, dikkatle beni izliyordu.
Birkaç dakika sert sert dibime kadar sokup
çıkarmaya devam ettim. Sonra amımdan çıkarıp, "Şimdi
sıra sende!" diyerek patlıcanın ucunu amına dayadım.
Önce irkildi, ama kararlı olduğumu görünce, "Yavaş sok lütfen!"
dedi. Patlıcan, Bahar'ın küçük amına göre oldukça
kalındı, ama umrumda değildi. Patlıcanı
bastırmaya başlayınca, amının dudakları
gerildikçe gerildi. Bahar ağzını açmış tavana bakarken,
"Ahhhhhhhh!" diye inledi. İşte tam o anda patlıcan içine
doğru kaymaya başladı. Amının alışması
için, patlıcanı yavaş yavaş ileri geri oynatırken,
şimdi daha rahat hareket ettiriyordum. Bir müddet sonra da iyice
alışmaya başladı.
Patlıcanla Bahar'ın amını
sikerken, parmaklarımla da kendi götümün deliğini
alıştırıyordum. O ana kadar Bahar'ın amına
patlıcanın yarısını sokmuştum. Oldukça uzun olan
patlıcanı içeri doğru bastırdığımda olanlara
inanamadım. Koca patlıcan tamamen amına girmişti.
Amının derinliği benimkinden fazlaydı. Derinliği
yaklaşık 22-24 santim arasında olmalıydı, çünkü az
önce, patlıcanı kendi amıma soktuğumda, 4-5 santime
yakını dışarda kalmıştı. O an aklıma
Nazmi geldi. Bahar, Nazmi'nin koca yarrağını tamamen
amının içine alabilirdi. Aklıma geldikçe, patlıcanı
sert sert sokmaya başladım. Bahar'ın inlemeleri salonda
yankılanırken, dışardan duyulur diye çekiniyordum. 10-15 dakika
boyunca Bahar'ın amını param parça etmiştim.
Patlıcanı geri çekince, amından 'Fosss!' diye hava
çıkıyordu. Hızımı alamayıp tekrar sokuyordum. Bütün
bunlar boşalmasına kadar devam etti. Amının dudakları
kızarmış, hatta biraz da şişmişti.
Daha fazla devam edip te tahriş olmasını istemiyordum. Çünkü iki
gün sonra Nazmi ile sikişecekti. Amından
çıkardığım patlıcanı eline verdim. Sonra
domaldım. Ellerimle kalçalarımı iyice gererek, "Sok hadi!"
dedim. Bahar patlıcanın ucunu götümün deliğine ayarladıktan
sonra bastırmaya başladı. Küçük küçük darbelerle sokmaya
çalışırken, büzüğüm de gevşemeye
başlamıştı. Patlıcanın ucu girdiğinde, büzüğümün
kasları zorlanmaya başlamıştı ki, "Ahhh!" diye
inledim. Bahar bir an durunca, "Devam et, sok!" dedim. Bahar yeniden bastırınca,
koca patlıcan götüme girmeye başladı.
Sıcaklığı içimi bir hoş etmişti. Nedenini
bilmiyorum ama, acıdığı halde hoşuma gidiyordu. Bahar
sapından tuttğu patlıcanı götüme sokarken, o an ben
acıyla zevki bir arada yaşıyordum. Duyulmasın diye ses
çıkarmazken, zevkten kıvranmaya başlamıştım.
Bir taraftan kendi amımı
parmaklarken, diğer taraftan hızlı sokması için Bahar'ın
kolundan tutuyordum. Bahar yaklaşık 10 dakika boyunca sokup
çıkarmaya devam edince, patlıcan götüme rahat girmeye
başlamıştı. Daha sert sokması için Bahar'ı ikaz
ediyordum, çünkü boşalmak üzere olduğumu hissediyordum. Zaten
hissetmemle boşalmam aynı anda olmaya başladı. Götümdeki koca
patlıcan kasılmamı engelliyordu, ama yine de çok zevk
alıyordum. Birkaç saniye boyunca zevkten titredim. Rahatladığımda
patlıcanı tutup götümden çektim. Bahar, "Abla götün folluk olmuş!"
deyip kahkaha atarak götüme bakıyordu.
Salonda ağır bir ter kokusu
vardı. Duş alması için Bahar'ı banyoya gönderdim. Havalandırmak içinde salonun
pencerelerini açtım. Etrafı düzenlemiş otururken Bahar banyodan
geldi, yanıma oturdu. Ona, "Bakayım kız, amın ne durumda?"
dedim. Kalkıp eteğini yukarı çekti, külotu kirlendiği için giymemişti.
Baktığımda, amının ağız kısmı
şişmiş, etrafı da kızarmıştı. "İki
gün kocanla sikişme! Salı günü ikimiz de dinç olmalıyız! Anladın
mı?" dedim. "Anladım abla!" dedi. Saat 22:00'ye geliyordu. "Birazdan
kocam gelir!" diyerek Baharı evine yolladım.
Artık Salı gününü beklemeye başlamıştım. Pazar günü Nazmi'yi telefonla arayıp, Salı günü Kemal'in de orda olmasını söyledim...
[Nesrin]
Kocamı Aldatmak Aklımın Ucundan Geçmezdi!
Tüm Bölümleri
|