|
Kocamı Aldatmak Aklımın Ucundan Geçmezdi! (13) (Nesrin 37 Y., İstanbul)
Nazmi'nin dikiz aynasından
Bahar'ı incelediğini farkettim. Nazmi bunu farkettiğimi anlayınca
bana baktı ve göz kırptı. Sonra tebessüm ederek, "Nereye gitmek
istersiniz güzel bayanlar, biraz gezelim mi?" diye sordu. Ben de, "Belki başka
zaman..." dedim. Nazmi bu cevabıma karşılık vermemişti
bile. Normalde oldukça konuşkan olan Bahar ise, arka koltukta sessiz sakin bir
şekilde oturuyordu. Nazmi arabayı Kartal'a doğru sürdü. Sonra da
Palmiye bloklarının önünden sahil yoluna çıktı ve "Hava çok
güzel, biraz dolaşalım!" dedi. İşin doğrusu Nazmi ne
derse o olacaktı. Ona, "Tanıdık birine yakalanmadıktan
sonra, bizim için farketmez!" dedim. Klimayı açtığı için
arabanın içi oldukça serindi. Çalan müzik eşliğinde yolumuza
devam ediyorduk. Havadan sudan konuşurken, Bahar da ufaktan sohbete
katılıyordu.
Birkaç dakika sonra
Bostancı iskelesine gelmiştik. Yaz olduğu için, insanlar
akın akın Adalar'a gidiyordu. Sonra arabayı
yavaşlattı, "Şurası müsait, soğuk birşeyler
içelim." dedi. Uygun bir yere park ettikten sonra arabadan indik, gözden uzak
bir yere oturduk. Sonra garsonu çağırdı. Benle Bahar Kola
istedik, Nazmi de kendisine portakal suyu söyledi. Kısa süreli de
olsa garsonla gözgöze gelmiştim, siparişi alırken, sanki beni tanıyormuş gibi bakmıştı
gözlerime.
Ağaçların gölgesinde
soğuk içeceklerimizi yudumlarken, arabadayken yarım kalan sohbetimize
devam ettik. Nazmi Bahar'a, "Bahar hanım, çocuk sahibi
olduğunuza inanmak gerçekten çok zor, o kadar genç ve güzelsiniz ki..."
diye iltifatlar ediyordu. Bahar'a yaptığı bu iltifatlar beni
rahatsız etse de, sürekli tebessüm ediyordum. Sohbet uzadıkça
Bahar'ın da dili çözülüyordu. Nazmi'nin espirileri Bahar'ı kendinden
geçirmişti. Bahar bu espiriler karşısında gülme krizine
yakalanmış gibiydi. İkisi 40 yıllık dost gibi
sohbet ederlerken, ben sanki aralarında yabancı
kalmıştım. Bu serin yerde yarım saat kadar oturduktan
sonra, Nazmi, "Kalkalım mı bayanlar?" dedi. "Kalkalım!" dedik.
İkimizden de onay alınca, Nazmi hesabı ödedi. Daha sonra tekrar arabaya
bindik. Uygun bir yerden dönerek, bu kez Kartal'a doğru sürdü.
15 dakika sonra dairenin
bulunduğu mahalleye gelmiştik. Binanın yakınına
arabayı park edince, üçümüz de indik. Nazmi önden, biz de onun
arkasından apartmana girdik. O sırada gözüm Bahar'a ilişti,
heyecanı yüzünden okunuyordu. Asansörle yukarı çıktık.
Nazmi dairenin kapısını açtı ve eliyle yol gösterir gibi
bir hareket yaparak, "Buyrun bayanlar!" dedi. Bahar'la girdik içeri, salona
geçtik. Nazmi kapıyı kapattıktan sonra yanımıza geldi,
"Birşeyler içmek ister misiniz?" diye sordu. Bunun ne anlama geldiğini
bildiğim için, "Her zamankinden lütfen!" dedim. Her zamanki dediğim
şey, içinde cinsel istek artırıcı haplar bulunan bir
çeşit enerji içeceğiydi. Nazmi, "Hay hay efendim!" diyerek,
içecekleri hazırlamak için mutfağa gitti.
Bahar'la başbaşa
kaldığımızda, "Korunuyor musun kız?" diye sordum. O da 'Evet!'
anlamında başını salladı. Sonra etrafa bakınarak, "Abla çok
lüks bir daire, çok ta güzel döşenmiş, kendisinin mi?" diye sordu.
Burayı bir arkadaşıyla paylaştığını,
bekar evi olarak kullandıklarını anlatınca, "Hmmm..." diye
mırıldandı. Bacakları yapışık halde
koltuğun kenarında oturmuş, parmaklarını
çıtlatırken, heyecanı halen geçmemişti. Bana, Nazmi'nin
duymaması için kısık bir sesle, "Abla kalbim yerinden fırlayacak, çok heyecanlıyım!" dedi. Sadece gülümseyerek
karşılık verdim. Biraz sonra Nazmi, elindeki tepsiyle
yanımıza geldi. İçecekleri ikram ederken, "Umarım
beğenirsiniz!" dedi. İçeceklerimizi yudumlamaya başladık.
Bahar'la ben, ikili koltukta
oturuyorduk. Koltuğun bir köşesinde ben, diğer köşesinde
Bahar oturuyordu. Nazmi karşımızdaki tekli koltuğa oturdu.
İçeceklerimizi içerken, biz onu, o da bizi süzüyordu. Nazmi'nin bu özel
karışımlı içeceğini bir seferde içip bitirdim.
Etkisini bildiğim için, biraz sonra vücudumdaki hareketlenmeleri
yadırgamadım. Yavaş yavaş kıvama geliyordum.
Üzerimdeki hırkayı çıkarırken, Bahar'a, "Hava çok
sıcak, sen de çıkarsana kızz!" dedim. O da dediğimi yaparak
üzerindekini çıkardığında, gözüm badisine
takıldı. Göğüsleri badiyi yırtacak gibi
sıkışmıştı. Vücuduna göre Bahar'ın
göğüsleri oldukça iriydi. Kahverenkli göğüsuçları beyaz badinin
altından belli oluyordu. Bu durum Nazmi'nin de dikkatini çekmiş
olmalı ki, tebessümle bana bakıyordu.
Artık harekete geçmemin
zamanı gelmişti. Nazmi'ye, "Çok güzel göğüsleri var, öyle değil
mi aşkım?" dedim. Nazmi, "Hı-hı, gerçekten de öyle!" dedi.
Göğüsleri hakkında konuştuğumuz için Bahar'ın yüzü
kızarmış, yüzünün bu hali kendisini daha da
güzelleştirmişti. Bu arada Nazmi'nin de önü
kabarmıştı. Yarrağı kalkmış, pantolonuna
sığmıyordu. Yerimden kalkıp Nazmi'nin yanına gittim,
eteğimi belime kadar sıyırdım, sonra bacaklarımı
iyice açarak Nazmi'nin kucağına oturdum ve "Ohhh, harika!" diye
fısıldadım. Bacaklarımın arasındaki sertlik, beni
azdırmıştı. Ben, Nazmi'nin sertleşmiş
yarrağına amımı sürterken, o da güçlü elleriyle
kalçalarımı yoğuruyordu. Sikilme arzum arttıkça,
üzerimdekileri bir bir çıkarmaya başladım. Önce badimi, sonra
atletimi, daha sonra da sütyenimi çıkardım.
Özgürlüğüne
kavuşmuş olan iri memelerim kendini bırakmış, sevilmeyi
bekliyordu. Sırası gelince Nazmi memelerimin hakkını
verecekti, ama şimdi biraz beklemek zorundaydılar. Memelerim
sırasını beklerken, Nazmi'nin dudaklarına yumuldum. Ondan
da aynı şekilde karşılık gelince, inanılmaz bir
öpüşme başlamıştı. Dudaklarımız birbirlerini
yok etmeye çalışıyordu adeta. Önce alt dudağımı,
sonra üst dudağımı, daha sonrada ikisini birden
ağzının içine alarak, somurdukça somuruyordu. Bir ara
nefessizlikten boğulacak gibi oldum. Fırsat buldukça ben de onun alt
dudağını kapıyor, emerek ağzımın içine
çekiyordum. Bu öpüşme yarışına dillerimiz de eşlik
ediyordu. Dillerimizi birbirimizin ağzına sokarak emmeye
çalışırken, kendimizden geçmiş, adeta uçuyorduk.
Öyle sulanmıştım
ki, amımdan akan sular, Nazmi'nin pantolonunun fermuar bölümünü de
ıslatmıştı. Bu şekilde sevişmeye devam edersek
artık daha fazla dayanamayacağımı hissettim. Nazmi'nin
üstünde sadece gömlek vardı. Düğmelerini aceleyle, hızla açarken
iki tanesini de koparmıştım. O sırada aklıma Bahar
geldi, ona arkam dönük olduğu için ne yaptığını
bilmiyordum. Zaten bilecek halde de değildim. Ayağa kalkıp, önce
eteğimi, ardından da Tangamı çıkarıp attım.
Çırılçıplak kalmıştım. Sonra dizlerimin üzerine
çömelip, Nazmi'nin kemerine yapıştım. Önce kemerini çözdüm,
ardından pantolonunu çıkardım. Üzerinde sadece boxer
kalmıştı. Boxeri de lastikli yerlerinden tutup çektim ve
ayaklarından çıkardım. Kocaman yarrakla burun buruna
gelmiştim. Kocaman yarrağı gerilmiş, bana bakıyordu.
Artık dayanamıyordum,
bir an önce ağzıma alıp yalamak istiyordum. Öyle de yaptım.
Dudaklarımı yarrağının kafasına
değdirdiğimde, yumuşaklığı ve
sıcaklığı içimi bir hoş etmişti.
Ağzımdaki salyalara, Nazmi'nin zevk suyu da
karışmıştı. Yarrağın kocaman
kafasını dudaklarımın arasına almış, bir
vakum gibi emerek, alabildiğim kadar ağzıma almaya
çalışırken, boğulacak gibi nefessiz kalıyordum.
Çıldırmış bir şekilde başımı ileri geri
hareket ettirerek, Nazmi'nin deyişiyle 'Saksafon' çalıyordum.
Saksafon çalmaya ne kadar devam ettim bilmiyorum, ama Nazmi'nin sesiyle kendime
geldim. Nazmi, "Biraz yavaş aşkım, bak burda misafirimiz var!"
diyerek ayağa kalktı ve 'Kenara çekil!' dercesine beni eliyle iterek
Bahar'a yöneldi. Bahar'ın yanına giderken, yarrağı bir
sağa, bir sola sallanıyordu.
Bahar'ı kollarından
tutup ayağa kaldırdı. Bahar'ın boyu, Nazmi'nin omzuna bile
gelmiyordu. Nazmi eğilerek Bahar'ın dudaklarına
yapıştı. Kapalı birinin öpüşmesi bana bir tuhaf
gelmişti. Oysa ben de kapalı bir kadındım, ama yine de tuhaftı
işte. Nazmi, Bahar'ın türbanlı başını
tutmuş, dudaklarını öperken, Bahar da ellerini Nazmi'nin boynuna
dolamıştı. Nazmi'nin kalkık yarrağı da,
Bahar'ın karnıyla göğsü arasında
sıkışmıştı. Bahar öpüşürken oldukça istekli
ve arzuluydu. Nazmi, 40 kiloluk Bahar'ı koltuk altlarından tutup,
ayaklarını yerden kesince, Bahar ister istemez bacaklarını
Nazmi'nin beline doladı. Bahar'ın eteği beline kadar
sıyrılmış, bembeyaz bacakları ortaya
çıkmıştı. Küçük yuvarlak kalçalarının
arasına sıkışmış olan Tangası, benim hediye
ettiğim Tangaydı.
Ayakta çılgın bir
sevişme başlamıştı. Nazmi Bahar'ın küçük
kalçalarını avuçlamıştı, kocaman elleri
kalçalarını tamamen kaplıyordu. Nazmi, yarrağının
gövdesini eliyle düzelttiğinde, biraz önce Bahar'ın göbeğine
sürtünen yarrak, şimdi Bahar'ın amına sürtünüyordu. Bahar ise,
Nazmi'nin de yardımıyla, kalçalarının aşağı
yukarı hareket ettirip zevk almaya çalışıyordu.
Öpüştüğü için, ağzından zor duyulur şekilde, "Mmmm,
Mmmm..." diye sesler çıkıyordu. Bacaklarını Nazmi'nin
belini sıkı sıkıya sarmış, kalçalarını
yukarı aşağı oynatırken, amını yarrağa
bastırıyordu. Birden dudaklarını Nazmi'nin
dudaklarından kurtarıp, sesli bir şekilde, "Oohhh, ahhhh,
ıhhhh!" diye şehvetle inlemeye başladı. Orgazm olup
boşalırken nekadar büyük bir zevk aldığı
inlemelerinden anlaşılıyordu. O anda nedense boğazım
düğümlendi.
Bahar'ın boşalma
kasılmaları devam ederken, Nazmi Bahar'ın Tangasının
ağını kenara çekip, yarrağının kafasını
Bahar'ın amının küçük dudakları arasına ayarladı.
Tangasının ağ kısmı sırılsıklam
olmuş, tamamen ıslanmıştı. Nazmi, yarrağın
kocaman kafasını Bahar'ın amına sokmak için, küçük am
dudaklarının arasını alıştırırken,
Bahar da kendisine yardımcı olmaya çalışıyordu.
Bahar'ın arkası bana doğru olduğu için olanları çok
net görüyordum. Am suyuyla kayganlaşmış yarrağın ucu
yavaş yavaş amın içine girmeye başladı. Kafası
girdiğinde, Bahar, "Ahhhh!" diye inledi. Bu inlemeyle birlikte yarrak
amın içine santim santim girmeye başladı. Az sonra artık o
kocaman yarrak tümden içindeydi. Bahar'ın amının gerildiğini
görebiliyordum. Nazmi alttan yukarı belini hareket ettirerek, amın
deliğini yarrağa alıştırmaya
çalışıyordu. Bir iki dakika içinde iyice
alışmıştı. Bahar daha sesli inleyip, "Çok güzel! Çok
güzel!" diyor, küçük çığlıklar atıyordu.
Onların sikişmelerini
izlerken, bir ara, Bahar'ın yerinde şu anda ben olmalıydım
diye aklımdan geçti. O koca yarrak Bahar'ın amına girip
çıkarken, bana girip çıkıyormuşçasına kendimden
geçiyordum. Amımı parmaklayıp izlerken, benim amıma sokmasını
arzu ediyordum, ama Nazmi beni görmüyordu bile. Bahar ise büyük bir istek ve
arzuyla Nazmi'ye sikilirken, bana dönük kalçalarını dansöz gibi
kıvırıp duruyordu. Kocaman yarrak Bahar'ın amında bir
kayboluyor bir görünüyordu. O kadar hızlı girip çıkıyordu
ki, takip bile edemiyordum. Bahar'ın inlemeleri salonda
yankılanırken, mutluluğuna diyecek yoktu. Küçük orospu Nazmi'yi
fazlasıyla doyuruyordu. Başındaki türbanı saçlarından
kaymış, boynuna inmişti. Kahverengi saçları sağa sola
sallanırken, Nazmi kucağına almış olduğu
Bahar'ı 10-15 dakikadır acımasızca sikiyordu. Zevkten
çıldırmış olan Bahar, Nazmi'nin boynuna
sımsıkı sarılmış, bırakmak istemiyordu.
Kucağındaki Bahar fazla ağır olmasa bile, Nazmi'nin
yorulduğu her halinden belli oluyordu. Terler alnından ve yüzünden
boncuk boncuk damlarken, vücudu da yağlanmış gibi
parlıyordu. Bahar'ın durumu da ondan farksız değildi. Ter,
beyaz badisinin koltuk altlarını ıslattığı kadar,
sırt kısmını da sırılsıklam
yapmıştı.
Uzun süre ayakta olması
Nazmi'yi yormuştu. Bahar'ı koltuğun kenarına sırt üstü
yatırırken, yarrağını Bahar'ın amından çıkarmamıştı.
Baharın küçük bacaklarını elleriyle tutarak geriye
bastırırken, ayakları neredeyse başına değiyordu.
Bacakları gerilmiş olan Bahar bu pozisyonda Nazmi'nin yarrağını
tamamen içine alıyordu. Nazmi, belini ileri geri yaparak, tamaman içine
giriyor, sonra tekrar geri çekiyordu. Küçük dudaklar gerilmiş, yarrak bir
kayboluyor bir görünüyordu. Köpürmüş olan am, Nazmi'nin
yarrağına krem vazifesi yapıyordu. Ama hayret ettiğim
şey, bana uzun gelen yarrak, Bahar'ın amına tamamen giriyordu.
Nazmi'nin hareketleri hızlanmaya ve sertleşmeye
başlamıştı. Nazmi hızlandıkça, Bahar da, "Ahhhh!
Ohhhh! Harikaaaa!" diye sürekli inliyordu. İyice sulanmış
amından çıkan 'Şlap, şlap, şlap!' sesleri, salonun
duvarlarında yankılanıyordu.
Birden Nazmi'den, "Oğğğhhhhhh!" diye böğürme sesi yükseldi ve daha da
hızlandı. Boşalmak üzereydi herhalde. Sesi okadar kalın ve
gürdü ki, sokaktan bile duyulabilirdi. Nazmi öylesine hızlı sokup
çıkarmaya başladı ki, Bahar'ın ağzından, "Ahhh!
Ohhh!" kelimeleri belkide yüzlerce kez dökülmüştü. Nazmi son bir kez daha
böğürüp, hareketleri yavaş yavaş azaldı. Bu durum,
Bahar'ın amına boşaldığını gösteriyordu.
Bahar'ın üzerine yığıldığında, yarrağı
amında kaybolmuş, sadece taşakları görünüyordu.
Bahar'ın üzerinde bir müddet kaldıktan sonra koltuğa doğru
yıkıldı. Bahar'a baktığımda,
amının durumu içler acısıydı. Amının o
küçücük deliği büyümüş, ağız kısmı
kapanmıyordu. Amının dudakları bile
kıpkırmızı olmuştu. Nazmi'nin içine
boşalttığı döller, amından yavaş yavaş
süzülüyordu. Koltuğa akmaması için, Bahar Tangasını düzeltti.
Nazmi bana, "Aşkım, Bahar'a banyoyu gösterir misin?" dedi. Beni sikmediği için ona biraz
kırgındım, ama ne söylese yapmaya hazırdım.
Bahar'ı kolundan tutup kaldırdım, "Gel
Bahar'cığım!" dedim. Banyoya giderken Bahar'ın
adımları dengesizdi. Bacakları kendini
taşımıyordu. Banyoda Bahar'a, "Ne oldu kız tavuk, yarrak büyük mü
geldi?" dedim. Bahar baygın baygın gözlerimin içine bakarken, bana küfür
yada hakaret edecek diye düşündüm. Ama Bahar, "Abla yaa, ben böyle bir
zevk daha önce yaşamadım!" dediğinde
rahatlamıştım.
Bahar duşunu alırken,
ben de Nazmi'nin yanına gittim ve "Nasıl, Bahar hoşuna gitti mi?"
dedim. "Süpersin aşkım! Daha önce hiç böylesini sikmemiştim. Ufak
tefek, ama çok tatlı birşey!" dedi ve dudaklarımdan öptü. Nazmi'nin
Bahar'dan hoşlanması beni biraz incitse de, zoraki gülümsedim ve "Hani
Kemal de gelecekti? Neden gelmedi?" diye sordum. "Yorgun olduğu için bugün
geç kalkacaktı. Saat 12:00 gibi gelir!" dedi. Saate
baktığımda 11:20'yi gösteriyordu, yani yaklaşık 40
dakikası vardı. "Kemal gelince ne yapmayı düşünüyorsunuz?"
diye sordum. O da, "Bahar'a uyku ilacı içirelim, Kemal gelene kadar
etkisini gösterir!" dedi. Kalkıp mutfağa gittik, Nazmi bir bardak portakal
suyunun içine uyku ilacını attı, karıştırıp
buzdolabına koydu ve "Bahar banyodan çıkınca verirsin!" dedi. "Tamam,
yaparım! Peki Bahar'ı Kemal'e siktirecek misin?" dedim. "Kemal Bahar'ı
sikmek isterse siker, kendisine birşey diyemem!" dedi. "Ozaman gelince
Bahar'ı götten sikmemesini söylersin! Götten sikmek isterse ben ne güne
duruyorum!" dediğimde gülüştük. "Tamam tamam, merak etme
aşkım!" dedi ve salona geçtik.
Bahar banyodan
çıktıktan sonra, banyoya Nazmi girdi duş almaya. Bahar salonda
kurulanırken, ben buzdolabından portakal suyunu getirdim ve "Al
kız tavuk iç, buzzz gibi portakal suyu!" diyerek verdim. Bahar, "Ayy abla çok
susamıştım, sağol!" deyip aldı ve bir dikişte
hepsini içti. Artık Bahar için geri dönüş yoktu. Şimdi bu küçük
orospunun uyumasını ve Kemal'in gelmesini bekliyordum. Kemal'in
gelmesini, sadece Bahar'ın başına gelecekler için değil,
kendimi de düşündüğüm için istiyordum...
[Nesrin]
Kocamı Aldatmak Aklımın Ucundan Geçmezdi!
Tüm Bölümleri
|