|
Kocamı Aldatmak Aklımın Ucundan Geçmezdi! (16) (Nesrin 37 Y., İstanbul)
O günden
sonra Bahar'la birkaç gün görüşmemiştik. Yaşadıkları
nedeniyle ne tepki vereceğini çok merak ediyordum. Bir gün kapı zili
çaldığında, gelenin Bahar olmasını arzu ediyordum.
Nitekim tam da düşündüğüm kişi zile basmıştı.
Evet evet, bu Bahar'dı. Tebessüm ediyordu. Onun o hali beni
rahatlatmıştı. Kucaklaşıp sıkı
sıkı sarıldıktan sonra, "Hoş geldin Bahar!"
dedim. "Hoş bulduk abla!" dedi. "Gel gel, içeri gel!"
dedim. İçeri buyur ettikten sonra, "Nasılsın kız? Durumun
nasıl?" diye sorduğumda, Bahar sırıtarak, "Abla
yaa, olanlara inanamıyorum, halen aklımdan çıkmıyor,
adamlarda sanki eşek yarağı vardı!" dedi. Bu sözle,
ikimiz de kahkahayı bastık.
Bir süre
birbirimizin gözlerine baktık. Bahar'a, "Bu arada kocanla aran
nasıl kız? Aranızda her hangi bir şey oldu mu? Yani
işler yolunda mı?" diye sordum. Bahar, "Yolunda yolunda
abla! Sen merak etme, farketmedi bile!" dedi. Bu gerçekten iyi bir haberdi,
"Çok iyi, bunu duyduğuma gerçekten çok sevindim!" dedim. Daha
sonra kendisine arka deliğinin durumunu sordum. Bahar, ilk bir iki gün
boyunca kıçının üzerine oturamadığından falan
bahsetti. "Ya şimdi?" diye sorduğumda, sürekli
kaşındığını, kocasıyla halen
yatmadığını söyledi. Ben de, "İlk kez götten
yaptığın için yırtılmış olabilir.
Kaşınması ise iyileşmekte olduğunu gösteriyor. Ama birkaç
kez daha siksinler, sen de alışırsın!" dedim.
Bu laf
üzerine Bahar yüzünü buruşturup, "İstemem kalsın, çok
acı veriyor, bir daha asla götten yapmam!" dedi. Bunu söylerken
oldukça kararlı görünüyordu. Ben de üzerine gitmedim. Ama içimden (Sen
öyle zannet kızım, o küçük götün daha ne yarraklar yiyecek de, haberin bile
yok!) diye geçirirken gülmek istiyordum.
Bu
buluşma ikimize de iyi gelmişti. Daha sonra çay demlemek için
ocağın üzerine su koydum. Saat öğlen iki
cıvarlarıydı. Sohbete devam etmek istiyorduk, ikimizin de
işi yoktu. Çay demlenirken, Bahar'a, "Kız arka deliğini
merak ediyorum, kimbilir ne durumda, yine öyle küçücük mü?" diye sordum.
Bahar, "Abla yaa, senin de merak ettiğin şeye bak!" dedi. Bunun
üzerine ben, "Göstersene kız!" dedim. Bahar, "Şimdi mi?"
dedi. "Evet kız! Göstersene!" dedim. Bahar, "Boş ver
abla, temiz olmayabilir..." dedi. Ben de, "Olsun olsun, önemli
değil kız, görmek istiyorum!" dedim.
Bahar'ın
üzerinde gri bir eşofman vardı. Ayağa kalkıp yanıma
geldi. Arkasını dönüp öne doğru domaldı. Eşofmanını
lastiklerinden tutup dizlerine kadar sıyırdım. Altında siyah
bir külot vardı. Onu da indirdiğimde küçük kalçaları tüm
güzelliğiyle karşımdaydı. Küçük, ama gerçekten biçimliydiler.
İnce beli, kalçalarını çok güzel gösteriyordu.
Bacaklarını biraz daha aralayınca, kılsız amı
kabak gibi ortaya çıkmıştı. "Kız bu nee? Sen
sulanmışsın!" dedim. Gerçekten de küçük am dudakların
arası ıpıslaktı. Bahar, "O günden beri bakireyim abla,
istediğim halde kocamla ilişkiye giremedim!" dedi. "İyi
ama neden?" dedim. "Abla, yarrakları çok büyüktü,
amımın deliği iyice gevşemişti!" dedi.
Belli ki
kocasından çekiniyordu. Gerçekten de ona hak vermemek elde değildi.
Nazmi ile Kemal'in o kocaman yarraklarını yemek
her kadını etkilerdi. Amının genişlediğini
düşünerek kocasının anlayacağında çekinmişti
Bahar. Doğrusu aptal bir düşünceydi bu. Kendisine böyle bir
düşüncenin yanlış olduğunu detaylı olarak
anlattım. Küçük kalçalarını iki elimle gererek
araladığımda, farklı bir manzara görmemiştim. Göt deliğinin
ağız kısmı belirginleşmiş, etrafındaki
morlukta biraz daha büyümüştü, hepsi o kadar. Büzüğü halen
sıkı ve küçücüktü.
"Kız,
gerçekten iyi durumdasın, korkmanı gerektirecek herhangi bir durum
yok!" dedim. "Gerçekten mi abla?" dedi. "Evet Bahar, yemin
ederim kız gibisin!" dedim. Bu sözlerim hoşuna gitmiş
olacak ki, rahatladığını hissettim. Erkek olsam onu heme
oracıkta domaltıp bir güzel sikerdim. Ama ben bir
kadındım ve bu mümkün değildi. Bir müddet daha göt deliğini
incelerken kalçalarını ezip okşamayı da ihmal etmedim. Bahar
tekrar toparlanıp eşofmanını yukarı çekti. Sonra da
karşıma geçip oturdu ve aklımdan geçenleri okumuş gibi,
"Abla, sen erkek olsan butün kadınları sikerdin öyle değil mi?"
dedi. Ben de, "Hemde nasıl sikerdim!" dedim. Bahar, "Abla yaa,
sen içine kapanık biriydin, sokakta yürürken başını yerden
kaldırmazdın, cinsel konulara girdiğimiz zaman yüzün
kıpkırmızı olurdu, nasıl oldu da bu kadar
azgınlaştın?" dedi.
"Kızım,
biz erkek mi gördük, varsa yoksa kocamız. Her şeyi biz onlardan
gördük ve öğrendik. İşlerini bitirdiler mi arkalarını
dönüp yatarlar. Bizi boşaltıp rahatlatmak akıllarına bile
gelmez ki! Hani sik'te sik olsa, küçük bir şey. Üstelik 3-5 dakika bile
dayanamayıp boşalıyorlar. Nazmi'yle tanıştıktan
sonra sikilmenin zevkine vardım. Hele o kocaman yarrağı varyaa!
İşte o kocaman yarrağı içimi doldurduğunda
amımın içi bayram ediyor. Zaman zaman canımı yakmadı
değil, ama gülü seven dikenine katlanır diye bir söz vardır. Ben
o gülü seviyorum. Ya sen Bahar, memnun kalmadın mı?" diye
sordum.
Bahar, "Doğrusu
abla, bir erkeğin boşalmadan yarım saat sikişebileceği
aklımdan bile geçmezdi. Kocamla yaptığımızda
genellikle sevişmeyi uzatırız. İçime girdiğinde anca birkaç
dakika kendini tutabiliyor. Kocamın sikinin uzunluğu var, ama Kemal
ve Nazmi'ninkine göre oldukça ince sayılır. Nazmi
yarrağını amıma soktuğunda, kocaman bir ateşin
içime girdiğini hissettim. Üstelik bu ateş okadar
yakıcıydı ki, amımın dudakları tamamen
geriliyordu. Hele alışınca, inanılmaz bir zevk
deryasına girmiştim. Biliyor musun abla, daha önce ancak bir kez
boşalırken, o gün kaç kez boşaldığımı bile
hatırlamıyorum. Bu senin sayende oldu!" dedi.
Bu teşekkür
kokan sözlerinden sonra kendisine, "Tekrar denemek ister misin kız tavuk?"
dedim. Gözlerindeki ışıltı ister gibiydi, ama yine de
temkinli olarak, "Şeeyy, bilmem ki, ne desem abla, yakalanmaktan çok
korkuyorum!" derken endişesini dile getiriyordu. Ama bir gerçek
vardı, bir kez yapmıştı ve tadını da
almıştı, bundan da vaz geçeceğini düşünmüyordum. "Korkmana
gerek olmadığını sen de biliyorsun Bahar. İkimizin
arasında kaldıkça, dikkat ettikçe, kimsenin ruhu bile duymaz. Seni
bilmem, ama ben devam edeceğim!" dedim. Bahar, "O günden sonra
Nazmi ile hiç konuştun mu abla?" diye sordu. "Konuştum!"
dedim. Birkaç kez o beni aramıştı, ben de onu aramıştım.
Konuşmalarımız Bahar üzerineydi.
Bahar merakla,
"Ee, ne konuştunuz? Söylesene abla!" dedi. Konuşmalarımızın özetini
kısaca anlattığımda, Bahar, "Ciddi misin abla?"
derken, hayretini dile getiriyordu. "Evet Bahar, seni çok
beğenmişler, birçok kadında olmayan küçük bir amın varmış,
çok zevk almışlar!" dediğimde, Bahar'ın yüzündeki
gurur ve mutluluk gözlerinden okunuyordu. Bahar parmaklarını
çıtlatıp, ellerini ovuştururken, başka şeyler duymak ister
gibi aval aval bakıyordu. Belli ki bu ilişkilerin devamını
da yaşayacaktık. O an içimden (Bu iş tamam, endişe duymama gerek
yok!) diye geçirdim.
Daha sonra
su kaynayınca çayı demlemeye bıraktık. Çay demlenince, yanında
biraz da kuruyemiş ve pasta koydum. Konuşmadan birbirimize bakarken
gülmemek için kendimizi zor tutuyorduk. Bu sessizliği ilk bozan Bahar
oldu, daha fazla dayanamadı ve kahkaha atmaya başladı. Ben de kendimi
tutamayıp onunla birlikte kahkaha tufanına katıldım.
Mutfaktaki bu neşe uzun süre devam edince, gözlerimizden yaşlar
gelmişti. Neşemize diyecek yoktu, ikimiz de çok mutluyduk, umarım
bu böyle uzun süre devam ederdi. Artık hiç konuşmuyorduk, ama
devamlı birbirimizi süzüyorduk.
Bahar birşeyler sormak ister gibiydi sanki, cesaret edip te soramıyordu.
Kelimeler boğazında düğümlenir gibiydi. "Bir
şey mi söylemek istiyorsun Bahar?" diye sordum. Bahar, "Yooo!"
dedi. "Hadi, hadiii, utanma kız!" dedim. Bahar, "Abla amım
öyle sulandı ki, külotumun ağı sırılsıklam oldu!"
dedi. Ben kahkaha atarak, "Ne tesadüf kız, benimki de!" dedim, sonra
da, "Şimdi Nazmi burda olsa... Offf! Ne sikerdi bizi! Öyle değil
mi?" dedim. Bahar, "Yapma abla yaa, aklıma getirme lütfen! Şimdi
şuracıkta boşalacağım!" dedi. "Madem ki
boşalmak istiyorsun, ben yardımcı olayım kız!"
dedim. "Nasıl olacak bu?" dediğinde, ayağa
kalktım ve yanına gittim. Kolundan tutup, "Gel benimle!" dedim. Ben
önde, o arkamda, yatak odasına götürdüm.
Daha önce
onunla sevişmiştik. İtiraz edeceğini sanmıyordum.
Örtülü başını tutup kendime çektim ve dudaklarına
yapıştım. Aynı şekilde Bahar da
karşılık verdi. Çılgınca öpüşmeye
başladık. Bir müddet sonra ikimiz de nefes nefese
kalmıştık. Bahar'ın ağzından, "Ohhhh abla!"
diye bir cümle döküldü. Bahar 25, bense 30 küsür
yaşındaydım. Bana göre daha tazeydi ve bu benim çok hoşuma
gidiyordu. Ayakta olduğumuz halde Bahar'ı kalçalarından tutup ayaklarını yerden
kesmiştim. Bacaklarını belime dolamış, öpüşmeye
devam ediyorduk. Amının sıcaklığını
göbeğimde hissediyordum.
Bir müddet
öpüştükten sonra, "Hadi soyun!" dedim. Birkaç saniye içinde
ikimiz de çırılçıplak olduk. Bahar'ı sırtüstü
yatağa uzattım. Ben de bacaklarının arasına girip
üzerine yerleştim. Önce dudaklarını, ardından küçük
memelerini dakikalar boyunca yaladım, emdim. Bahar'ın inlemeleri
iyice artmıştı. O sırada göbeğimi de amına
sürtüyordum. Öyle sulanmıştı ki amı, göbeğimin
etrafı sabun gibi kayıyordu. Artık zamanı gelmişti.
Yavaş yavaş geriye doğru kayarak, önce göbeğini sonra da
amını yalamaya başladığımda, Bahar, "Oooohhh!"
diye inledi. Bu inleme içten gelen bir inlemeydi.
Amının
sularını yalarken, ben de müthiş bir zevk alıyordum. Dilimin
ucuyla en hassas yerini dillerken, klitorisi iyice şişmişti.
Bahar'ın inlemeleri artmaya başlamıştı. Birden
başımı yakaladı, yüzümü amına bastırmaya
başladı. Bahar, "Oohh, ağğhh, ihhyy, iiihhhyyy, devam et
abla! Devam et! Ablaa! Ohhh çok güzel! Çok güzel! Ooğğhhyy!"
diye inlemeye başlayınca, am suyuyla parmağımı kayganlaştırıp
arka deliğine soktum. Tam o sırada boşalmaya başladı.
Kasılmalarını hissedebiliyordum. Öyle kasılıyordu ki,
sanki büzüğü parmağımı kesiyordu. Bahar önce sert sert kasılırken,
sonra yavaş yavaş gevşemeye başladı. O
sırada parmağımı arka deliğine sokmaya devam
ediyordum. Parmağım oldukça rahat hareket ediyordu götünde.
Bahar'ın
boşalması bitince parmağımı götünün deliğinden
çektim, sonra yan tarafına uzandım ve gülümseyerek, "Rahatladın
mı kız?" dedim. Bahar gülmeye başladı. "Hahahaha, ay abla, bir alemsin yaa, çok güzel
yalıyorsun valla!" dedi. Dudaklarımda ve yüzümde Bahar'ın am suyu
kokusu vardı. "Seni mutlu ettiysem ne mutlu bana, umarım sen de
beni aynı şekilde mutlu edersin. Şimdi sıra sende!" dedim
ve bacaklarımı açıp, "Göster hünerini kız!" dedim.
İki elimle amımın dudaklarını gererek içini
gösteriyordum. Bahar, "O ne abla, içi görünüyor. Sanki içine biri
döllerini boşaltmış gibi sulanmışsın!" dedi.
"Sev, okşa, yala beni!" diye yalvarır gibi
fısıldadım.
Parmaklarıyla
amımı okşamaya başladı. Bir müddet
okşadıktan sonra göğüslerimi yalamasını istedim.
Dediğimi hemen yapıp, küçük elleriyle memelerimi sıkarken,
dudaklarının arasına sıkıştırdığı
uçlarını emmeye başladı. "Ohhhh!" diye
mırıldandım. Doğrusu hoşuma gitmişti. O an, üzerimde
Nazmi'nin olması için neler vermezdim. Bunları düşünürken daha
çok tahrik oluyordum. Uçlarını yalaması artık beni
kesmiyordu. Amımı yalamasını söyledim. Biraz duraksasa da,
küçük küçük öpüşlerle dudaklarını amıma değdiriyordu.
Sonra da dillemeye başladı. "Em! Yala! Dişle
amımı!" diye yalvarmaya başladım. Kendimden geçmeye
başlamıştım. "Kız Bahar, amıma sokacak bir
şey yokmu? Kazık yok mu, kazık!" dedim.
Tam o esnada
yapacağını yapmıştı Bahar, kolunu bileğine kadar
amıma geçirdi. İnce bileği kayganlığın
etkisiyle kolayca girmişti. Bir yandan ileri geri sokup
çıkarırken, diğer yandanda klitorisimi emiyordu. Dakikalarca
devam etti. Daha fazla dayanamadım ve boşalmaya başladım.
İnanılmaz bir zevk yaşıyordum. Kasılmalarım
bittiğinde, Bahar'ın hareketleri de yavaşladı. Daha sonra
kolunu amımın içinden çekti. İçimden sanki çocuk
çıkmıştı. Rahatladığımı hissettim. Bahar,
"Arka deliğine de sokmamı ister misin abla?" dedi. Ben de, "Bugünlük
bu kadar yeter, başka zaman götüme de sokarsın, vakit geç oldu!" dedim. Bahar, "Tamam
abla!" dedi.
Banyo
yapması için şofbeni yakmasını söylediğimde, "Olmaz
abla, kaynanam farkedebilir!" dedi. Doğru söylüyordu, kendisine hak
verdim. Şofbeni yakıp banyoya girdim. Bahar da üzerini giyindikten sonra yanıma geldi.
O izlerken, ben duşumu alıp banyodan çıktım. İyice
kurulanıp üzerimi giydikten sonra, "İçeri geçelim!" dedim.
Altıma külot giymediğimi görünce, "Külot giymeyecek misin abla?" dedi.
Ben de, "Akşam kocam gelince onu azdıracağım, sonra da
götten vereceğim!" dedim. Bahar gülmeye başladı. "Ne
gülüyorsun kız zilli? Siki küçükte olsa, hiç yoktan iyidir! Bak aslında bu taktiği sen de kendi kocana uygulayabilirsin. Yarın birgün ne olur bilinmez, bakarsın senin o küçük
götünü birileri tekrar arzu edebilir!" dedim.
Bahar ne demek
istediğimi anlamıştı, "Yaa abla, çok acıyor!"
dedi. Ben de, "Kızım, ilkkez olduğu için
acımıştır. Hem biliyorsun ki Nazmi'nin yarrağı
çok büyük, ama yinede sikti seni. Bence, arka deliğin dikkatini
çekmemesi için kocana da götten vermeye bak!" dedim. Bahar, "İyi ama nasıl
olacak bu abla? Durup dururken kocama, (Gel beni götten sik!) mi diyeceğim?" dediğinde,
ona hak verdim. Nasıl olacak diye düşünürken aklıma bir fikir geldi.
"Mesela şöyle birşey deneyebilirsin... Kocanla beraber internetten pørnø seyrederken, anal pørnøları seyretmeye, yada seyrettirmeye çalış! İnan bana, eninde sonunda o da götten denemek isteyecektir!" dedim. Bu fikir
Bahar'ın aklına yatmıştı. "Umarım
dediğin gibi olur abla!" dedi.
Daha sonra
kendisine, "Haa unutmadan... Sana söylemedim ama, iki gün önce Nazmi beni
aradı. İkimizi istiyorlar, anlarsın ya! Eğer sen de
istersen, bu Salı bizi yine bekliyorlar! Ne dersin kız?" dedim. Bahar
bir müddet düşündükten sonra, "Şey bilmem ki abla, kocama ve
kaynanama bu sefer ne diyeceğim?" dedi. "Merak etme kız! Ben
birşeyler ayarlarım. Sen götünü kocana siktirmeye bak! Bak benim
kocam benden şüpheleniyor mu? Büzüğüm iyice
açıldığı halde, bunu kendisinin yaptığını
sanıyor! Sen de kocanı götten alıştırırsan, inan bana
hiçbir sorun yaşamazsın, deliği kendisinin
genişlettiğini sanacaktır!" dedim. İkna olmuştu Bahar.
Son kez
kendisine, "Kocan senin daha önce götten sikilmediğini sanıyor, şayet
sikmek isterse iyice kremlemesini söyle! Sokarkende büzüğünü sık ki, rahat
sokamasın. Bir müddet uğraştır, biraz yalandan Ahh'la Uff'la, sonra gerisi gelir!"
dedim. Bahar derin bir nefes alıp, "Tamam abla, dediğin gibi yaparım!" dedi. "Unutma, Salı!" dedim. Bahar
tebessüm ederek başını salladı ve evine gitmek için benden
izin istedi. Yolcu etmeden önce dudaklarından öptüm. Bahar, "Yeter
abla, dudaklarımı morartacaksın. Kocam ne der sonra!" dediğinde
gülmeye başladık. Görüşmek dileğiyle dairesine gitti...
[Nesrin]
Kocamı Aldatmak Aklımın Ucundan Geçmezdi!
Tüm Bölümleri
|